HABER SPOR TİCARET İLAN KENT HARİTA EĞİTİM ERKEKÇE KADINCA TEKNOLOJİ SAĞLIK LİNK EĞLENCE HAVA VİDEO FOTOĞRAF YAZARLAR ETKİNLİK
Şener DANYILDIZ
" Yazarın biyografisi "

TRAFİK EĞİTİMİNDE KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ ROLÜ

28 Nisan 2011
Okunma sayısı : 1255

Kitle İletişim araçlarının toplumlara olan etkisi, bu araçların yoğun olarak kullanılmaya başlanmasından beri tartışılmaktadır. Bu anlamda konu eski olsa da güncelliğini korumaktadır; çünkü teknoloji ilerledikçe kitle iletişim araçları toplumun vazgeçilmezlerinden biri haline gelmiştir. Kitle iletişim araçlarının işlevleri; bilgilendirme, haberdar etme, eğlendirme, eğitme, kültür geliştirme, kamuoyu oluşturma, mal ve hizmetlerin tanıtımını sağlama şeklinde sıralanabilir. Elinde bulundurduğu güçle toplumu yönlendirebilen, kamuoyu oluşturabilen, hükümetler kurup devirebilen, gündemi oluşturup değiştirebilen, sosyal sorumluluk projelerine önderlik ederek bir gecede büyük meblağlar toplayabilen bu unsur; maalesef toplumu eğitme işlevini yeterince yerine getirememektedir. Eğitime duyulan ihtiyacın artması, bu araçların eğitici işlevlerinin ön plana çıkarılmasını gerektirmektedir.

GİRİŞ

Ülkemizin sosyal yapısı göz önüne alındığında; toplumumuzun büyük bölümünün birçok konuda bilinçlendirilmesi gerektiği ve eğitime muhtaç olduğu bir gerçektir. Çeşitli alanlarda meydana gelen eksikliklerin ve yanlışlıkların giderilebilmesi için kitle iletişim araçları ile eğitimin yaygınlaştırılması bu çerçevede önemli bir adım olacaktır.

Bu çalışmada; sosyal bir yara haline gelen ve ülke olarak maddi manevi kayıplar yaşatan trafik sorununa kalıcı çözümler üretilebileceğinin üzerinde durulacaktır. Mevcut durumda kayıpların yüz binlerle ifade edilmesi, gerek okul müfredatlarındaki gerekse sürücü kurslarındaki trafik eğitiminin yetersiz kalması, trafik eğitiminin büyük kitlelere ulaşması gerekliliği bu konuda kitle iletişim araçlarının kullanılmasını bir zaruret haline getirmiştir.

1. KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ TOPLUM ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

İnsanların hem uzak hem yakın çevrelerinde olup bitenler hakkında bilgi almalarını sağlayan ve geniş halk kitlelerini birbirine bağlayan araçlara kitle iletişim araçları denir. Bu araçlar; haber verme, eğitim, eğlence, tanıtım, propaganda vs. gibi önemli işlevlere sahiptir.

Her çeşit bilgiyi bireye ve topluluklara aktaran; eğlendirme, bilgilendirme ve eğitme gibi üç temel işleve sahip olan görsel, işitsel ve yazılı araçların tümüne medya adı verilir. Medya, ulaştığı güçlü nokta itibariyle; insanları hayatları boyunca ve çoğu zaman da farkında olmadan yoğun olarak etkileyen önemli bir kitle iletişim aracıdır.

Medyayı incelemek ve toplumla ilişkisi bakımından nasıl işlediğini açıklamaya yönelik çeşitli kuramlar vardır. Bunlardan biri olan "Toplumsal Sorumluluk Kuramı"; medyanın tarafsızlık ilkesine göre çalıştığını ve bir bütün olarak topluma karşı ödevlerinin olduğu düşüncesine göre hareket ettiğini iddia eder. Bir diğer kuram olan "Sovyet Medya Kuramı" ise medyayı toplumsallaştırma, kamuoyu oluşturma ve eğitim aracı olarak nitelemektedir.

Medyanın eğitim işlevini iki açıdan değerlendirmek gerekir. Birincisi; bu araçlar haber ve bilgi vermek suretiyle bireylerin bilgi düzeylerinin, yeteneklerinin ve becerilerinin gelişmesine yardımcı olur. Doğrudan haber vermenin etkisi burada görülür. İkincisi ise; gelişen teknoloji ve eğitimin yaygınlaşması ile birlikte kitle iletişim araçlarının doğrudan bireylerin ve toplumun eğitilmesi işlevini üstlenmesidir. Bir anlamda okulun işlevlerinin bu araçlar yoluyla yerine getirilmesidir. İlköğretimden yüksek öğrenime kadar her alanda kitle iletişim araçlarının bireyleri ve toplumu eğitme işlevi bu başlık altında değerlendirilmelidir.

Bireysel öğrenme ve insan davranışını temel alan iletişim modellerinin varsayımı; televizyon izlemenin birey için yalnızca öğretici olmakla kalmadığı, başka kaynaklardan öğrenilenleri harekete geçirmede itici bir güç de oluşturduğudur. Bunun sonucunda televizyonda belirli bir eylemi izleyen biri; büyük olasılıkla o eylemi öğrenecektir. Eylem, birey için ne kadar dikkat çekici olursa; o kadar çok uyandırma olacaktır ve eylem de o derece önem kazanacaktır. Yani televizyonda izlenen eylem dikkat çektiği ve uyandırma sağladığı ölçüde başarılı olabilmektedir.

Bu kuramların ışığında; iletişimin her gün gerçekleşen büyük bir bölümü planlı iletişim başlığı altında değerlendirilir. Bunlar, iletişimin bilinçli olarak belirli amaçlara ulaşmak üzere kullanıldığı durumlardır. Bunlar; iki kişi arasında amaca yönelik iletişimden, milyonlarca insana yönelen, çok sayıda mesaj ile birkaç kanalın söz konusu olduğu büyük ölçekli bir trafik kampanyasına kadar değişebilir.

Genellikle kitle iletişim araçları karşısında alternatifsiz kalan çoğunluk, yoğun yönlendirmelere maruz kalmaktadır. Televizyon toplumu yönlendirmede büyük halk kitlelerini harekete geçirmekte kullanıldığı kadar; kamu yararına da kullanıldığı unutulmamalıdır. Mesajı ses ve görüntü olarak anında en uzak yerlere kadar iletebilme özelliği ile kitle iletişim araçları sadece bireyler üzerinde doğrudan etkide bulunmakla kalmaz; aynı zamanda kültürü, bilgi birikimini, toplumun norm ve değer yargılarını da etkiler.

Ülkemizde de kitle iletişim araçlarından en çok televizyonun etkisi hissedilmektedir. İnsanımız günde ortalama 5–6 saat televizyon seyretmektedir. Bir insanın 18 yaşına kadar yaklaşık yirmi bin saat televizyon izlediği hesaplanmaktadır. Buradan da anlaşılmaktadır ki; etkilenmeye en müsait genç nüfus için televizyon önemli bir unsurdur. Bu sebeple televizyon kanallarına düşen en önemli görev şüphesiz ki toplumu derinden etkileyen konularda bilinçlenmeyi sağlamaktır. Bu konuların başında da trafik kazaları gelmektedir.

2. TRAFİK SORUNU, TELEVİZYON VE SOSYAL SORUMLULUK

Her toplumda olduğu gibi, ülkemizde de trafik kazaları acil çözüm bekleyen sorunlardan biridir. Meydana gelen kazalarda binlerce vatandaşımız hayatını kaybetmekte, on binlercesi yaralanmakta veya sakat kalmaktadır. Bu kayıplar ülkemizi savaşın, terörün ve doğal afetlerin yol açtığından daha fazla zarara uğratmaktadır. Bu nedenle; trafik kazaları konusunda bireysel ve toplumsal bilinç oluşturulmalıdır.

Vatandaşlarının mutlu, huzurlu ve güvenli yaşamalarından sorumlu olan her devlet; bunun için çaba sarf ederken teknolojinin nimetlerinden de faydalanmalıdır. Kaza istatistiklerini en aza indirebilmek için ilköğretim sıralarından başlayan eğitim, ilerleyen yıllarda da devam etmelidir. Sürücü kurslarında iki haftayla sınırlı olan sürüş eğitimi ve yetersiz teorik eğitimle kazalar konusunda büyük kitleleri bilinçlendirmek ne yazık ki mümkün olmamaktadır. Devletin yasaları uygulayacak güçlerinin var olması yahut trafik cezalarının artırılması kaza oranlarında istenen azalmanın sağlamasına tek başına yeterli olmamaktadır. Öyleyse, yapılması gereken nedir? Yapılması gereken; trafik kurallarına uyulmasını sağlamak için eğitim ve denetim faaliyetlerinin artırılması, sürücü ve yayalarda trafik bilincinin oluşturulması ve altyapı hizmetlerinin geliştirilmesidir. İlkokul çağından itibaren trafik konusunda bilinçli nesiller yetiştirirken, genç nüfusun çoğunlukta olduğu ülkemizde kitle iletişim araçları aracılığıyla topluma hitap etmeyi seçmek, trafik eğitimi ve bilincinin geliştirilmesi noktasında etkili olacaktır.

Hâlbuki birkaç örnek dışında bugüne kadar trafik alanında geniş çaplı kampanyaların televizyon programlarının, sinema ya da dizi projelerinin oluşturulmadığı görülmektedir. Hala ne beklendiği sorusu ise henüz cevaplanamayan sorulardan yalnızca biridir...

SONUÇ

Toplumsal yaşamı her açıdan etkilemede önemli bir rol üstlenen yayın kuruluşlarının, ticari kaygılar nedeniyle izlediği popülist yaklaşımların aksine; kamu yararını gözeten, toplumsal değerleri koruyan ve pek çok konuda toplumu bilgilendiren, bilinçlendiren bir yaklaşım ortaya koymasının gerekliliği açıktır. Trafik güvenliği konusunda toplumu eğitmek, bilgilendirmek ve bilinçlendirmek de medyanın sorumluluklarından biridir.

Trafik eğitimi konusunda genç nüfusa ulaşabilmek için televizyon aracılığıyla sosyal sorumluluk projeleri hazırlanmalı ve televizyon dizileri, sinema filmleri, reklâm ve halkla ilişkiler kampanyaları ile geniş kitlelere ulaşarak toplumsal düzene katkıda bulunulmalıdır.

Şener DANYILDIZ

TRT Genel Müdürlüğü

Yapım Koordinatörlüğü

Programcı-Şair-Yazar

senerdanyildiz@hotmail.com

  • Haberi Yazdır
  • Haberi PDF olarak bilgisayarına kaydet
  • Facebook' ta paylaş
  • Delicious hesabına ekle
  • Twitter' da paylaş
  • Myspace' de paylaş
  • Digg' de paylaş
  • Google' da paylaş
  • Friendfeed' de paylaş
  • Microsoft Live' da paylaş




Yorumlarınızın yayınlanması için "Yorum Kurallarını" okuyun.
 
ellez
Bende Bir Sürü Olarak Makalenizi Beyendim. Değerli Görüşlrinizin Memleketimizİçin Çok Faydalı Olcağına Kaniyim. Tebik Eder Hürmetlerimi Sunarım.


(0 puan) | 05.01.2011 12:28

 
Hüseyin ERDEM
Saygı değer abim çok güzel konulara değinmişsin yazını büyük bir zevkle okudum ve ülkemizin bu konuda büyük bir açığı olduğu ortada inşallah ,silzerin öncülüğünde gerek eğitimi ve gereksebazı alt yapıları oluştrarak gerekli yerlerden önlemler alınmalır.


(0 puan) | 04.29.2011 23:06

 
Aynur
Trafikte binlerce insanımızın hayatını kaybettiği, on binlercesinin yaralandığı Ülkemizde, kitle iletişim çalışanları halen ne bekliyor neden trafik projeleri yaparak halkı uyarmıyorlar. Neden?


(0 puan) | 04.28.2011 14:14

 
Leyla
Trafik konulu sinema filmleri televizyon filmleri reklam filmleri hatta yarışma programları sürekli yapılmalı güzel bir makale...


(0 puan) | 04.28.2011 12:32

M.Hüseyin ZORKUN hzorkun@antakyahaber.net
T: www.twitter.com/hzorkun
F: www.facebook.com/zorkunn
P.K. 200 Antakya - Hatay
0506 506 9988(SMS Atınız)
info@antakyahaber.net