Seçim gecesi Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "Balkon Konuşması" bayram havasıyla karşılandı. Tarafsız geçinenler dahil, medyanın çoğu Erdoğan'ın sert ve yaralayıcı tavrını bırakıp, toplumun tümünü kucaklayıcı yol izleyeceği "müjdesini" verdi. Kamuoyu da çoğunlukla bunu böyle algıladı.
Oysa, 2007 seçiminden sonraki balkon konuşmasında da bunlara benzer sözler vardı, ama sonrası malûm!
Bu kez yeni bir şey eklenmeliydi. Erdoğan'ın, Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ile bir grup gazeteci aleyhine açtığı tazminat davalarından vazgeçtiği açıklandı.
Hukuken bu bir "vazgeçme" miydi, yoksa "feragat" mıydı? Kimse bunun ayırdı üzerinde durmadı ve bu girişim, yeni bir "Beyaz Sayfa" açıldığı şeklinde manşetlerle duyuruldu.
Ertesi gün anlaşıldı ki, Oktay Ekşi, Vural Savaş, Ergun Poyraz (kitapları nedeniyle) ve tiyatro sanatçısı sosyal paylaşımcı Müjdat Gezen aleyhine açılan tazminat davalarından vazgeçilmemişti.
Sorun yalnızca kişisel davalar değil.
Hukuk bahane edilerek onca gazetecinin, bilim ve düşünce insanının durumu ne olacak?
Silivri'dekilerin hali içler acısı. Tuncay Özkan hücrede çürütülecek mi? Doğu Perinçek ömrünü hapishanede mi geçirecek?
Ya diğerleri?
Nedim Şener ve Ahmet Şık'ın iddianamesi bile yok; 103 gündür tutuklular.
Dahası var; Yeni Akit'ten Hasan Karakaya, Ali İhsan Karahasanoğlu, Kenan Kıran, Murat Alan ve çoğu sağ kanattan yüzlerce gazeteci adliyelik!
Yargıyı filan bahane etmeyin. Bu uygulamaya son verecek yasal düzenleme bir günde yapılabilir.
Bir de şu açılıma bakın:
Türkiye'nin tek Kürtçe gazetesi Azadiya Welat 9. kez 15 gün süreyle kapatıldı.
Beyaz sayfa ha?
"Hadi canım sen de!"
Bir kitap bir şiir
Bu haftaki kitap ve şiir köşelerimiz, bizim mesleğin bilge ustalarından Ahmet Güner Elgin'in. Çünkü o, cesaret ve yetkinlik isteyen bir alanda önemli bir yapıta imza attı. Yıllardır uğraş verdiği Divan Edebiyatı'ndan seçilmiş 36 gazel ile iki bin beyit ve mısraı "Tenha Şiirler" adıyla kitaplaştırdı. İşin bir başka güzel yanı, Şeyhî'den Enderunlu Vâsıf'a kadar 36 şairin her birinin gazelinin hemen ardında bugünkü dille anlatımını vermesi. Elgin: "Divan edebiyatı bilinmiyorsa Türk şiiri de bilinmiyor demektir" vurgusunu yapıyor. (Çizgi Kitabevi, Mayıs 2011)
Elbet, Elgin'in seçtiği bir gazelle noktalıyoruz; Şeyh Galip'in gazelinin bugünkü dille anlatımından birkaç satır:
"Efendimsin cihânda itibarım varsa sendendir./Aşıkların arasında tanınıyorsam sayendedir./ Benim hayâtımın bereketisin, ruh-i Revânımsın./ Yaşadığım şu hayatta bir kazancım varsa o da sensin."