HABER SPOR TİCARET İLAN KENT HARİTA EĞİTİM ERKEKÇE KADINCA TEKNOLOJİ SAĞLIK LİNK EĞLENCE HAVA VİDEO FOTOĞRAF YAZARLAR ETKİNLİK
Hüsamettin TACETTİN
" Yazarın biyografisi "

Seng-i dil

18 Eylül 2011
Okunma sayısı : 701

            Yaşananı hikâyemsi bir yaklaşımla okumaya çalıştımsa da, yine de içim burkuldu, ağlamaklı oldum, dağıldım.

            Dünkü Milliyet'te Murat Sabuncu imzasıyla yayımlanan haber-yorumda, ölümcül haldeki kanser hastası eşini yoğun bakımda ziyaretine izin verilmeyen Ergenekon tutuklusu,  Araştırmacı -Yazar Doğan Yurdakul'un dramı anlatılıyordu. Haberi okurken, gözüm, bir ara televizyon ekranındaki "Son dakika!" ya takıldı. Doğan Bey, önceki gün kendisiyle görüşün yakınlarına, eşiyle Pazar günü telefonla vedalaştığını anlatıyordu:

            - Hastaydın, zor günler geçiriyordun, cezaevindeydim, yanında olamadım; kırgın mısın?

            - Hayır, diyordu Güngör Hanım; "Doğan, benim bu en zor hallerimi görmeni istemezdim. Kırgın değilim. Beni hep iyi günlerimizdeki gibi hatırla…"

            Umur görmüş, A.Ü. Hukuk Fakültesi mezunu, Sorbonne, Vincennes ve Cenevre üniversitelerinde lisansüstü öğrenimden geçmiş, sol eğilimli 65 yaşındaki Doğan Yurdakul, hayat arkadaşını, doğrudan görüşüp öpüşerek  değil de, telefon tellerine tutunarak seng-i dil'e (taş yürekliliğe) kurban vermişti…

            Yalçın Doğan da, önceki gün Hürriyet'teki yerinde şöyle yazıyordu:

            "Adalet Bakanı olarak Ergin'in görevi her koşulda, herkese karşı adil olmayı gerekli kılıyor.

            Şu anda onun adil olmasını gerektiren acil sorun, Oda tv. davasından tutuklu Doğan Yurdakul'un, ömrünün son günlerine yaklaşmış eşiyle görüşmesine izin vermek. Ergin'in Yurdakul'a izin vermesi, insani ve vicdani bir görev. Bakalım Ergin ne kadar Adalet Bakanı; herhangi bir bakan değil, Adalet Bakanı…"

 Kitabe-i seng-i mezar 

            Merhum Orhan Veli'nin "Yazık oldu Süleyman Efendi'ye" diye de bilinen şiirinin bazı dizelerini, (soluk renkli kelimelerle günümüze uyarlayarak,) suçu sabit görülmemiş ya da suçluluğu mahkemece tescillenmemiş kişiler masum sayılırlar gerçeğinden hareketle, özellikle siyasal tutuklularla zulümden etkilenenlere ömür, sağlık, sabır; ölmüşlere ise rahmet dileklerimle ithaf ediyorum:

            "I

            Hiçbir şeyden çekmedi dünyada

            Nasırından( Ergenekon'dan ) çektiği kadar.

            Hatta çirkin( muhalif ) yaratıldığından bile

            O kadar müteessir değildi.

            Yazık oldu Süleyman Efendi'ye.

 

            II

            Mesele falan değildi öyle,

            To be or not to be kendisi için

            Bir alışam uyudu,

            ( Ölmesi isteniyordu ),

            Aldılar, götürdüler,

            ( Silivri'ye gömdüler,

            Yazık oldu yazık Süleyman Efendi'lere…)"

*   *   *

Adının önüne adalet konan partinin 47 yaşındaki genç ve deneyimsiz Adalet Bakanı, bilmiyorum ne gibi duygu ya da duygu travması içinde. Doğan Bey'in eşi Güngör Hanım'ın cenazesini kaldırmasına istese de artık engel olamazdı; çünkü yasa zaten izin veriyordu. Fakat inanıyorum ki, İslâmi kimliği, ona, bir büyüğün rıza ve talimatına gerek duymadan, içinden ve hissettirmeden, bir Fatiha göndermeyi olsun herhalde çok gördürmez.

 

 

           

  • Haberi Yazdır
  • Haberi PDF olarak bilgisayarına kaydet
  • Facebook' ta paylaş
  • Delicious hesabına ekle
  • Twitter' da paylaş
  • Myspace' de paylaş
  • Digg' de paylaş
  • Google' da paylaş
  • Friendfeed' de paylaş
  • Microsoft Live' da paylaş




Yorumlarınızın yayınlanması için "Yorum Kurallarını" okuyun.
M.Hüseyin ZORKUN hzorkun@antakyahaber.net
T: www.twitter.com/hzorkun
F: www.facebook.com/zorkunn
P.K. 200 Antakya - Hatay
0506 506 9988(SMS Atınız)
info@antakyahaber.net