Ülkede küçük esnaf bitti.
Çiftçi bitti.
Sanayi gelişmez oldu.
Emekli ferah bir şekilde yaşayamaz hale geldi.
Asgari ücretlinin anası da zaten ezelden beri ağlıyor.
Gençler geleceklerinden endişe etmeye başladı.
İşsiz sayısının da azaldığına daha hiç rastlayamadık!
Hükümetin yaptığı en büyük icraat, herkesi susturmak oldu.
Bu ülkedeki herkesi susturabilmesini o kadar iyi becerdi ki, kimsenin gıkı bile çıkmaz oldu.
Ülkemiz öyle bir konuma geldi ki, saat başı gündem değişir oldu.
TV kanallarına ve gazete sayfalarına bakın. Esnafın, çiftçinin, emeklinin, asgari ücretlinin bittiğiyle ilgili en ufak bir haber dahi yoktur.
Demek ki bunların haber özelliği bile yokmuş!
Zenginin daha zengin, fakirin ise daha fakir olduğu bir süreçten geçiyoruz ve bunu da hepimiz biliyoruz.
Her köşede açılan büyük marketler ve alış veriş merkezlerinin sayıları giderek daha da artıyor.
Ve bunlarla ilgili hiçbir önlem alınmıyor.
Bakkal Hasan amca da bitti.
Gözünüz aydın.
Süt ve süt ürünleri satarak evini geçindirmeye çalışan Fazilet teyzede o keza.
Sözde Türkiye büyüyor. Küçük esnafı ve kendi milletini ezerek büyüyen bir ülke, sizin gözünüzde ne kadar büyüyebilir ki?
İhraç eden ülke konumundayken, ithal eden bir ülke konumunda olduğumuz süreçte büyümeden söz edebilir miyiz?
Biz büyüdük de, bir de komşu ülkelerin içişlerine karışmak kaldı!
Tüm eksikleri biz tamamlıyoruz, ne güzel.
Bizim önce kendimize dönmemiz gerekiyor.
‘Sen benim içişlerine ne karışıyorsun, sen önce kendi ülkene bak’ diye sormazlar mı adama?
PKK terör örgütünü bitirebildik mi?
Kürt sorununu çözebildik mi?
Kendi içimizde barışı sağlayamadıktan ve sorunları çözemedikten sonra, komşu ülkelere akıl vermek ve müdahale etmek de neyimize?
Kardeş ve dost ülke olan Suriye halkı bile Türk Bayraklarını ve Atatürk’ün posterlerini yakar hale geldiler.
Ne çok büyümüşüz ama!
Eğer büyümek buysa, üstü kalsın diyorum.