HABER SPOR TİCARET İLAN KENT HARİTA EĞİTİM ERKEKÇE KADINCA TEKNOLOJİ SAĞLIK LİNK EĞLENCE HAVA VİDEO FOTOĞRAF YAZARLAR ETKİNLİK
Hüsamettin TACETTİN
" Yazarın biyografisi "

100 milyonluk gölet…

01 Şubat 2012
Okunma sayısı : 493

 

            İskenderun kökenli Hatay Milletvekili Orhan Karasayar, yönetimin değiştirildiği ilçe kongresinde şöyle bir lâf etmiş:

            “Türkiye, parmakla gösterilecek ülke haline geldi…”

            Kastettiği herhalde düşünce ve ifade özgürlüğünün kodeslenmesi değildir.

            Demokrasi maskesinin gerisindeki, ‘Tek Adam’ ya da ‘Korku İmparatorluğu da!..

            Yüzde sekiz kalkınmanın getirdiği rant ile kazanımın, halkla hakça paylaşımı yerine, Ak Partili ve yandaşı kodamanlara aktarılması da değil!

            Acaba, millî bayramların, sembollerin ve antların dini ad ve içeriğe dönüştürülme girişimi midir?

            Yoksa, sürçü lisanla örneğin, gelişmeye örnek Türkiye’de, tarımsal hazine konumundaki Amik Ovası’yla Hatay Havaalanı’nın sel baskınına uğraması mıdır?..

            Adalet Bakanı, Karasayar’ın üstü konumundaki Sadullah Ergin bile, “Hatay’da mevcut 99 dereden 54’ünün taşkın potansiyeline sahip olduğunun saptandığını, bazılarının ıslah çalışmalarının bitirildiğini belirtir, “Artık su taşkını gibi yıllar önce geride bırakılması gereken bir meseleden” rahatsız olduklarını söylerken, Ankara duyar mı bilemiyorum; bizim Karasayar’ımız Türkiye’den söz ediyor!

            Gönül isterdi ki, her ne kadar Türkiye milletvekili ise de, parmağıyla önce İskenderun’u göstersin!..

            Amik’e, Hatay Havaalanı’na, sel taşkınlarına değinsin. İktidar mensubu sıfatıyla, en azından CHP Hatay Milletvekili Mevlût Dudu kadar Hatay’ın sorunlarına eğilsin!

            “Asi’nin geçtiği yörelerde Amik her yıl su altında kalıyor. Sel taşkınına uğrayan çiftçi borcunu ödeyemediği gibi, tarlasını dahi satar hale geldi. Çare, baraj yapıp suyu kontrol altına almadadır.

Suriye ile ortaklaşa temeli atılan “Dostluk Barajı”nın akıbeti ne oldu?

            Sel baskını yüzünden uçamayanlarla mahsulü zarar görenlerin mağduriyeti nasıl karşılanacaktır?..”

            Milliyet’in dünkü sayısında olay, şu haber başlığıyla yansıtılıyordu:

            “100 milyonluk gölet. Hatay Havaalanı’nda pistler göle döndü; seferler iptal…”

 

Sakalsızlar dinlenmez…

 

            Türkiye Tabiatını Koruma Derneği Hatay Şubesi’yle Antakya Çevre Koruma Derneği Başkanları Abdullah Öğünç ve Selda Asker; geçmişte, Amik gölü ya da bataklığının kurutularak topraksıza tahsisindeki yanlışa vurgu yaparak, “Doğanın kendisinden çalınanı er geç geri aldığını” hatırlatmış, “Bizim yerimize doğa konuşuyor” demişler.

            “Biz zamanında havaalanının yanlış yerde yapıldığını söylemiştik. Kimseye dinletemedik. Bizim yerimize şimdi doğa konuşmakta. İleride daha konuşacak da!” diye, haklı olarak sızlanmışlar.

            Eski valilerden Yener Rakıcıoğlu’nun Hatay İl Genel Meclisi’nden çıkarttığı kararla havaalanı için seçilen mahallin sakınca oluşturacağıyla ilgili, özellikle çevrecilerle bendeniz, ısrarla tezler ileri sürmüştük.

            Esintinin, rüzgârın şiddetiyle sürekliliğine, göçmen kuşların güzergâhına rastladığına, uçuk iniş kalkışlarının zor ve riskli olacağına dikkat çekerek…

            Bendenizin önerisi ise, alan için en elverişli yerin Gülcihan’la Arsuz arasındaki ova olacağı idi. Denize nazır konumu, kalkış ve iniş kolaylığı, iklim koşulları bakımından bence en idealiydi. Hele bir de Arsuz-Çevlik- Samandağı yolu açılırsa, Antakya’dan Erzin’e ‘merkez’leşeceğiydi.

            Ancak ve maalesef yaklaşım, bilinen özdeyişi doğrular çizgideydi: “Sakalım yok ki, sözüm dinlensin” kabilinden…

            Hatay Havaalanı’na giden yolcular, yılın yaz aylarında bile korku ve heyecan yaşamaktalar. Arazinin dağlıklı, engebeli oluşuyla rüzgârın etkin ve sürekli esişi yüzünden. Sel baskını gibi afetler hesap dışıyken…

            Yer seçiminde ağırlıklı rol, kuşkusuz ki Antakya lobisindeydi. Ne göçmen kuşlar, ne de sel ve rüzgâr tehlikesi düşünüldü!

            Şimdilerde mi; söyleyeceğim şu:

            “Ayıklayın bakalım pirincin taşını…”

            Ya da, “Dimyat’a pirince giden (giderken) evdeki bulgurdan oldu…”

 

            FİSKE

 

            Uçun kuşlar uçun sılaya doğru,

            Kazasız belasız Allah’ım koru,

            Rügârlı ve selli dille parmakla

            Hatayla ilgili sorulmaz soru…

                                                           H.T.

             

  • Haberi Yazdır
  • Haberi PDF olarak bilgisayarına kaydet
  • Facebook' ta paylaş
  • Delicious hesabına ekle
  • Twitter' da paylaş
  • Myspace' de paylaş
  • Digg' de paylaş
  • Google' da paylaş
  • Friendfeed' de paylaş
  • Microsoft Live' da paylaş




Yorumlarınızın yayınlanması için "Yorum Kurallarını" okuyun.
M.Hüseyin ZORKUN hzorkun@antakyahaber.net
T: www.twitter.com/hzorkun
F: www.facebook.com/zorkunn
P.K. 200 Antakya - Hatay
0506 506 9988(SMS Atınız)
info@antakyahaber.net